Pandomim

Pandomim

Sanat ve tiyatro eğitmeni olan pandomim sanatçımız (hocamız) bir çok ünlü tiyatro ve beden dili uzmanlarından eğitim almış olup olayları vücut hareketleriyle iletme sanatı olan pandomim şaşkınlık, heyecan  ve tutkuyla izleyeceğiniz bir show dönüştürüyor.

Büyük küçük demeden tüm izleyicilerin şaşkın, merak ve heyecanlı bakışları ile izlediği pandomimciler , beden lisanı , tiyatro eğitimi, dans eğitimi, gibi bir çok alanda kendilerini geliştirmiş olup üstad birer tiyatrocudurlar.

Bu heyecan verici sessiz gösteri genelde doğum günü partileri , televizyon, sahne gösterileri, tiyatro oyunları, reklam görselleri, tanıtım organizasyonları, vb. gibi bir çok faaliyet alanlarında etkili bir sözsüz oyundur. İzleyenleri de  son derece memnun eden bu gösteriyi özellikle tavsiye ederiz.

Taklit etmek anlamına gelen bu sanatsal faaliyetin dunyaca en tanınmış (pandomim ) sanatçısı Fransız Marcel Marceua’ dır.Türkiye’de ise bu sanat faaliyetin en başarılı örneklerinden biri İstanbul Üniversitesi devlet konservatuvarı müdür yardımcılığı yapan Vecihi OFLUOĞLU hocamızdır.

Pandomim, pandomimci, pandomima, istanbul pandomimci, pandomimcilere nereden ulaşabilirim, hangi tiyatroda pandomimci vardır, doğum günümde pandomimci istiyoruz, pandomim sanatı, pandomim eğitmenleri, sahne pandomimcisine nereden ulaşabiliriz. ARTIK telaş etmenize gerek yok telaşınıza cevap veriyoruz.

sitesayfaaltitelnumarasi


Share this post

Comments are closed.


Yemyeşil ağaçlarla kaplı ormanın birinde genç bir palyaço yaşarmış. Bu palyaço çiçeklerden en çok gülleri severmiş. Evinin bahçesinde renk renk güller yetiştirirmiş. Bu güller o kadar taze ve güzellermiş ki gören herkes palyaçonun güllerine hayran kalırmış. Palyaço da güllerini çok sever, her sabah onları hem sular hem de onlarla konuşurmuş. Genç palyaço gülleriyle çok mutluymuş, ama onu üzen bir durum varmış. Palyaço güllerini çok sevdiği için onların solmalarına dayanamazmış. Güllerin bir süre sonra solması çok doğalmış, fakat genç palyaço güllerinin solmasına çok üzülüyor, güllerinin hep ilk günkü gibi taze ve diri kalmalarını istiyormuş. Kendi kendine güllerim hep böyle güzel kalsa! O zaman hiç mutsuz olmam. diyormuş palyaço. Bir sabah çiçeklerini yine sularken palyaçonun dikkatini sarı renkte bir gül tomurcuğu çekmiş. Bu tomurcuk da diğer gül tomurcukları gibi pek güzelmiş. Fakat rengi diğerlerinden apayrıymış. Çok daha güzel ve değişik bir tondaymış tomurcuğun rengi. Bu yüzden, genç palyaço sarı tomurcuğa daha özenli bakmaya başlamış. Her sabah ona küçük sarı tomurcuk büyüyecek, kocaman güzel bir gül olacak diye güzel sözler söylüyormuş. Tomurcuk da bunu anlıyormuş gibi günden güne daha da güzelleşerek büyümüş palyaço için. Kocaman bir gül olduğunda ise bahçedeki diğer güllerin arasında tıpkı gökyüzündeki güneş gibi ışıldıyormuş palyaçonun tomurcuğu. O kadar güzelmiş ki palyançonun tomurcuğu onu görenler sarı güle bakmaya doyamıyorlarmış. Palyaço hikayesinin devamı...